Tenere’yi ikinci el aldığımda üzerinde bir türlü sevemediğim Yamaha çantalar vardı. Şimdiki aklım olsa onları anında söker, ikinci el satar, daha sağlam bir çanta alırdım (bunun sebebi ilgili yazı şurada). Bu orjinal çantalar için diğer marka çantalarda olduğu gibi eklenebilir aksesuarlar ne yazık ki yok. Bu yüzden iş başa düştü. Yamaha çantaya monte FuelFriend 1.5 litre ekstra yakıt bidonu ve kendi imalatım bidon taşıyıcısı ile karşınızdayım.

Fuel Friend ekstra yakıt bidonu

Orjinali olmayınca iş başa düştü. Önceden bildiğim Rotopax yakıt bidonu en iyi çözüm olsa da çok pahalılar. Sahibinden.com’da ikinci el satan birini buldum, hem de inanılmaz ucuz fiyata. Hemen aradım. Satan kişinin aldığı motorla gelmiş, ne sattığından haberi yok. Kıyamadım, anlattım. Dolayısıyla vazgeçti. Böylece bu kapıyı kendime kapatıp başka bir yol bulmam gerekti. Aslına bakarsanız Rotopax’ ın ürünlerinin Yamaha yan çantalara monte olabileceğinden de çok emin değilim. Zira bu yakıt bidonlarının bağlantı sistemi, ve çantanın malzemesi, özellikle arazi sürüşlerinde bu ağırlığı taşımayabilir.

Tenere çok yakan bir motor değil. Kendi deposu da epey büyük, 22 litre. Ortalaması fabrika verilerine göre 5.35 lt / 100 km olsa da ,sakin sürüşle 500 km yapmak mümkün. Bu veri projede benim için şu demek, yakıt bidonu ile taşıyacağım 3-4 litre ekstra benzin beni yaklaşık 100 götürür. Moğolistan steplerinde değilsem bu ekstra menzilde beni bir akaryakıt istasyonuna götürür. Hem kendime fazlaca yükte eklememiş olurum.

Yakıt Bidonları

Tabi ki ilk olarak Aliexpress.com’a baktım. Çoğunlukla metal bidonlar vardı. Plastik olanlara da ben güvenemedim. Ulu Google’da aratınca paylaşımlarını çok sevdiğim Václav Turek‘in de videolarından kullandığını gördüğüm Fuelfriend’in 1.5 lt yakıt bidonu ile karşılaştım. İstediğim boy, hacim ve tam istediğim gibi gergi ile sabitlenebilecek bir kısma sahipler.

İki litrelik olanında var ama bu benim istediğim gibi gergi ile sabitlemeye pek uygun değil. Amazon.de’den her bir çanta için birer tane sipariş ettim. O zaman ki fiyatını hatırlamıyorum ama şu an iki adet bidon ve bir adet ağızlık kargo dahil 35 Euro gibi bir fiyata satılıyor. Ben sanırım biraz daha uygun bir fiyata almıştım. Benim siparişim gümrüğe takılmadan sorunsuzca iki haftada geldi.

İlk denemeler

İlk gezilerimde yakıt bidonlarını sabitlemek için bidonlar boşken bir kaç deneysel çalışmam oldu. Birini fotoğrafta görüyorsunuz. Bu tarz bağlamalar bana pek güven vermedi. Çok uzun turlara da çıkmadığım için bir süre yanıma emektar Primus 1 lt. benzin bidonunu aldım. Yaz sonu bir türlü beceremediğim Avrupa turuna çıkmaya tekrar karar verince, niyetimde dere tepe, köy kasaba gezmek olunca ne olur ne olmaz diye Fuelfriend’lere taşıyıcı yapma zamanım geldi.

Takılmış hali

Taşıyıcıların imalatı

Önce Kumluca sanayisinde bir girişimim oldu. Ebay’da artık satışı olmayan bu bidonlar için tasarlanmış bir taşıyıcı görmüştüm ve onu taklit ettim. Daha doğrusu denedim. Önce kağıt üzerinde çizdim. Sonra lazerle 1.2 mm. sacdan keserek kırım yerlerinden giyotinde kıvırdık. Gel gör ki giyotincinin mi savsaklaması, yoksa giyotinin mi yetersizliği birbirine benzemeyen, epey yamuk iki parça elimde eve döndüm. İçimdeki Pollyanna “Olur bunlar” dese de, ben bunları motora takmam biliyorum. Birkaç gün sonra zaten motoru servise Antalya’ya götüreceğim orada yenisini yaptırırım diyorum.

Gün geldiğinde hedefim sanayideki elektrik panosu üreten bir yer. Elimdeki ucubeyi gösteriyorum “Biz yapamayız, sen bir lazerciye git” diyor kapıdaki usta. Darth vader arıyorum şimdide. Hemen iki dükkan yanında buldum lazer kesimciyi. Hızlıca yine kağıda çizip anlatıyorum ne istediğimi. İşler sakin olduğundan hemen kesiyorlar. Benim gibi bilmeyen biri için muazzam bir alet. Sac plakayı milimetrik hassasiyette peynir gibi kesiyor. Sacın kenarında kalan küçük çapakları da tel fırçayla alıyoruz. Bu arada dilerseniz daha pahalı ama paslanmaz krom malzemeden yaptırma şansınızda var. Ben çantaya uysun diye siyaha boyatacağım. Bu yüzden krom olmasına gerek yok (gerekirse kromu boyamak da daha zor).

Bu dükkandan çıkıp karşıda ki giyotine gidiyorum. Anladığım kadarı ile hem makineler daha iyi, hem de ustalar hassas iş yapmaya alışık. Benden para bile almadan tam istediğim gibi kıvırıyorlar. Şansım bu gün çok yaver gidiyor karşıdaki elektrostatik boyacıda fırına boyamak için malzeme atmak üzere. Bende araya kaynıyorum. Ben servise gidip döndüğümde malzemeler boyanmış, hazır. Dönüşüm geç saatte olunca ertesi gün çanta üzerinde koyup bir bakıyorum. Dün bana muazzam güzel görünen parçalar bu gün hem gereksiz büyük, hem de ağır geliyor. İşin kötü yanı vida delikleri de tam istediğim yerde değil. Başkası olsa takar belki ama beni bilen bilir ben bunları hayatta takmam.

Çok kullanışlı

Eve giriyorum eski mesleğimden alışık olduğum Adobe illustrator’da çizime başlıyorum.  Belki yarısı hafifliğinde, kullanmasam bile ihtiyacım olabilecek ekstra vida delikleri ve gergi yerleriyle yeni tasarımı hazırlıyorum. İki gün sonra Antalya sanayisinde aynı sırayla dükkanları dolaşıyorum. Lazere 30 TL., giyotine bu sefer 5 TL., boyaya 20 TL. ödüyorum. Geçen sefer gergi kayışlarının geçeceği köprülerin yanları keskin kaldığından boya öncesi tüm kenarları zımpara ile iyice yuvarlıyorum.

İşte şimdi istediğim gibi oldu.

Bidon olmadan böyle görünüyorlar

Aklımda ki son dokunuş Tenere gibi titreşimli bir motora sahip olunca es geçemeyeceğim civata uçlarının yakıt bidonuna sürtünmesini engellemek için kauçuk bant. O da zaten başka bir iş için aldığımdan evde var.

Çantaya montaj

Çantaya takmak için operasyona başlıyorum. Bir santim daha kısa olsa çantaların tabanı ile aynı hizada olacaklar ama sorun değil. Biraz aşağı kaydırıp, taşıyıcıdaki delikleri kılavuz alarak, dandik Yamaha çantaların alüminyum yüzeyini matkapla delerek hazırlıyorum. Su geçirmezdik için vida ile aynı çapta delikler olmasına özen gösteriyorum. Yine su geçirmezlik için deliklerin olduğu yer ile taşıyıcı arasına denk gelecek şekilde 2X2 cm. boyunda köpük bantlar yapıştırıyorum. Mercimek uçlu vidalarım tabii ki paslanmaz krom. Titreşimden açılmasın diye karşılığı olan somunlar fiberli. Vidaların uzunluğu somunu tutacak kadar ama taşmayacak kadar olmalı. Yoksa bu uçlar yine titreşimden çanta içinde ne varsa çiziyor, yırtıyor. Bir şekilde zarar veriyor. Yarım saatlik uğraştan sonra temiz bir işçilikle çantalar hazır.

Son bir şey kaldı, bağlantı kayışları. Daha önce Aliexpress’ den aldığım ıvır zıvır bağlamak için kullandığım 2 cm.’lik perlonları gereken boyda kesip, uçları açılmasın diye ısıyla hafifçe eritip hazırlıyorum. Kayışların geçiriliş şekli fotoğraflardaki gibi, bidon üzerindeki köprüye yük vermeyecek şekilde olmalı. Şimdi işlem tamam.

Maliyet

Bu işin bana maliyeti 150 TL. yakıt bidonu, 30 TL. lazer kesim, 5 TL. giyotin kırım, 20 TL. elektrostatik boya, 8 adet krom civata ve fiberli somun 8 TL. yani toplam 213 TL. oldu.

Emsal ürün Givi’nin yakıt bidonu ise tanesi 250 TL. taşıyıcısı, üzerine 80 TL. 2.5 litre yakıt bidonu derken çifti 660 TL ye mal oluyor. Zaten Yamaha için dediğim gibi böyle bir aksesuar bulunmuyor.

Arazi test sürüşü sorunsuz geçti.

Sonuç

Bu yakıt bidonlarına benzini doldurup teste başladım. Şu ana kadar neredeyse yarısı çok bozuk toprak yollarda 2000 kilometre yol yaptım. Vidalarda gevşeme, bidonlarda sürtünme aşınma yok. Tahmin edeceğiniz gibi henüz ihtiyacım da olmadı. Buna rağmen ne zaman depo bitip yedeği kullanmaya başladığında artık içim daha rahat. “Acaba sonraki istasyon nerede?” demeden keyifle yol alıyorum.

İçimden bir his de yakında bunun kilitlenebilir versiyonunu yaparsın diyor ya, hayırlısı!

İsteyenler için çizimim

2 comments

  1. Kerem Ağabeyim, Harika bir uygulama olmuş. 😊 Tebrik ediyorum. Bende Kendim için Yamaha yan çanta düşünüyordum Ve Senin yorumundan Sonra vazgeçtim.

Aklına takılan ne varsa yazabilirsin. En kısa zamanda cevap vermeye çalışacağım.