Bugün Morakniv Tactical av bıçağını buschcraftın “Türk tipi versiyonu” olan piknik/mangal aksiyonunda deneme talihsizliği ile karşınızdayım. Ne yapalım Rambo filmlerindeki gibi bir hikaye oluşturacak ortam yoktu. Siz istiyorsanız beni yine de öyle hayal edin.
Bu arada ben çocukken buschcraft falan bilmezdik biz. Bu tip bıçakların adı Rambo bıçağıydı. İnanmayan Google’a “Rambo bıçağı” yazsın arasın. Ya da şu videoyu izlesin.

İtiraf ediyorum bu bıçakla ekmek, domates, soğan kestim, et kestim. Hatta sakarlık yapıp azıcık parmağımı bile kestim. Çok keskin, çok. Bakalım ne kadar koruyacak bu keskinliğini. Hem yazıya renk katsın diye de dalları parçalayıp önünüze serecek halim yoktu ya! Zaten yanımda Bahco Laplander testerem vardı. Onunla da bir iki kuru dal kestim, ateşe yetti.

“Buschcraft nedir?” diyenler için en iyi Türkçe kaynak: wildpeaceacademy.com

Tanışma

Ben Morakniv Tactical av bıçağı ile “Eldris gelmedi mi? Hala gelmedi mi? Yine mi gelmedi?”  diye diye, gidip gelip kapısını aşındırdığım Efe Av’ın Eminönü’nde ki ufacık mağazasında bıçakları kurcalarken karşılaştım. (Eldris’ler geldi bu arada).

Benim gibi bu konuda biraz arızalı iseniz bu bıçağı elinize alıp satın almama ihtimaliniz yok. Ağırlığı, ergonomisi ve malzeme kalitesi ilk anda kendini belli ediyor. Aslında biraz daha kullanıp öyle  yorum yazmak isterdim ama bıçak kolay eskiyeceğe benzemiyor. Gerekirse ekleme yaparım artık.

Bugüne kadar Morakniv’in dört farklı modelini kullandım. Eskitip attığım bir bıçağı henüz yok. Biri teknede, biri takım çantasında derken en sonunda kamplarda genel kullanım için (teknede kullanmaya kıyamam ve bence uygunda değil) Morakniv Tactical av bıçağına karar verdim.

Özellikle namlu et kalınlığı, kabzasının sağlamlığı ve kaymaz oluşu, karbon çelikten imal edilmesi, kılıfının kullanışlılığı gibi özelliklerinden dolayı noktayı Morakniv® Tactical av bıçağı ile koydum. Söz bu ölene kadar başka bıçak almayacağım. İnternette bulabileceğiniz pek çok inceleme videosunda, bıçağın sırt kısmından vurarak kalın dalları parçalayacak kadar kaslı bir bıçak olduğunu görebilirsiniz. Artistlik olsun diye bende çekebilirim bir tane isterseniz.

Özellikleri…

Morakniv Tactical şık bir karton kutu içerisinde geliyor. Kutu açılış sitesi olmamaya özen gösteriyorum. Bu sefer yalandan oldu biraz ama  ürünleri test edip öyle karşınıza çıkıyorum. O yüzden kutusunu artık bulmam biraz zor. Kutudan bir sayfalık Türkçe kullanım kılavuzu çıkıyor. Kılavuzda neden imal edilmiş ve nelere dikkat etmeniz gerektiği yazıyor.

Bu taktik bıçağın satışta olan iki farklı modeli var. Farkları bıçak yapısı. Bende olan düz bıçaklı, bir de SRT diye geçen testereli bıçaklı olan modeli var. Bu model ip ve benzeri şeyleri daha rahat kesmek için daha faydalı ama ben sevmiyorum. SRT modeli azıcık daha pahalı.

Bıçak korozyona dayanıklı siyah DLC (Diamond-like carbon / Elmas gibi karbon) kaplı karbon çelikten imal edilmiş. DLC ilginç bir teknoloji. Bazı saatlerin kaplamasında bile kullanılıyor. Konu dallanıp budaklanmasın diye girmiyorum, araştırın derim. Bıçağın çeliğinde bulunan karbon oranı paslanmaya karşı dayanıklılık sağlıyor ama işin aslı bu durum bıçağı biraz yumuşatıyor. Bu da genellikle kolay körelmeye sebep oluyor. Bu yüzden olacak kullanım sonrası hemen temizlenmesi öneriliyor. Bakalım uzun kullanımda nasıl sonuç alacağız.

Bu arada şunu da belirtmekte fayda var;

Morakniv tactical “full tang”, yani metal kısmı namludan sapın sonuna kadar uzanan bir bıçak değil.

Bıçak namlu geometrisi scandi tipinde. Ağırlığı 239 gr.,kalınlığı 3,2 mm., namlu uzunluğu 109 mm. ve toplam uzunluğu: 232 mm. Ben boyutlarını çok kullanışlı buldum. Özellikle et kalınlığının nasıl bir sağlamlık kazandırdığını söylememe gerek yok sanırım (söyledim sanki).

namlu geometrilerine verilen isimlerden bazıları

kılıf özellikleri…

Bıçağın kılıfı da güzelliğini bütünlüyor. Morakniv’in pek çok modelinde olduğu gibi kılıf yine plastik. Fakat bu modelde plastiğin üzeri bez ile kaplı. Diğer modellerinde plastik kılıf bıçağı sıkı sıkı kavrıyor ve ters çevirip sallasanız dahi bırakmıyor. Bu modelde bıçağın ağırlığından olacak işi garantiye almak için sapı kavrayan lastikli bir kilit halkası var. Kılıfın arka kısmında MOLLE (Moduler Lightweight Load-carrying Equipment / Modüler Hafif Yük Taşıma Ekipmanı) denen genelde askeri malzemelerde gördüğünüz kemer, çanta yada bacağa kolay bağlanmasını sağlayan köprüler var. PALS (Pouch Attachment Ladder System) denen askeri yeleklerde kullanılan bağlantı sistemlerine de uyumlu. Zaten bunları yaptıklarından adında “tactical” var.

Şimdi bu kadar özelliği yazıp neden bu bıçağı piknikte kullandığıma üzüldüğümü daha iyi anlayabilirsiniz.

Bir üst modeli olan Morakniv Bushcraft Survival Siyah Av Bıçağı  ile arasında sadece ateş başlatıcı (fire starter/magnezyum çubuk) var. Hiç denediniz mi bilmem ama ben yağmur altında ıslanmış odunlar ve magnezyum çubuk ile saatlerce uğraşıp ateş yakmayı beceremedim. Bushcraft etiketine yakışmasa da kıssadan hisse “siz yinede çakmak taşıyın”.

Eğer Morakniv’in son noktası ne derseniz Garberg Multi-Mount derim. Şimdilik ihtiyacım olmasa da umarım bir gün bu bıçağa da sahip olurum.

Yazının sonrası biraz sıkıcı gelebilir, ilginizi çekmeyebilir ama firmaya sempatimden eklemeden edemeyeceğim. 

Biraz Morakniv firmasını anlatayım…

Markayla neredeyse altı yıl önce tanıştım. Alet edevatlarının sağlamlığından dolayı sevdiğim  Bahco firması için bıçak ürettiğini görünce haberdar oldum bu İsveç markasından (Şu an İsveç’te olmam da kaderin cilvesi). İlk Morakniv bıçağımı da, gariptir başka yerde satılmadığından bir yapı marketten aldım. Bahco Laplander katlanabilir testere setiyle birlikte gelen Morakniv Companion MG (Karbon) av bıçağı oldu. Sanırım son iki senedir Morakniv’in Türkiye distrübitörü Efe Av.

Morakniv 1891’de kurulmuş bir İsveç firması. Frost-Erik Erson, köyü Östnor’da kurmuş vesaire vesaire. Sağolsun. Beni ilgilendiren kısmı ucuz kaliteli bıçaklar yapıyor olması. Sadece doğada kullanım için değil ağaç oymacılığı bıçakları, mutfak/şef bıçakları, arama kurtarma ve askeri kullanım amaçlarına sahip bıçaklar ve bıçak aksesuarları da yapıyor. Firmanın elektrikçi bıçağı bile var.

Fiyatı da kalitesine göre epey düşük. Aslında cümleyi düşüktü marka bilinirliği arttıkça (belki de döviz kurundan) fiyatlar da epey arttı diye biraz dertlenerek yazıyı bitireyim.

Ürün kataloğuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

2 comments

  1. Bushcraft bıçağı neden paslanmaz çelik yerine karbon çelik tercih ettiniz acaba ? Bir bloğunuz çok güzel, küçük bir öneri olarak bu videonuzdaki alt yazıların çok hızlı geçtiğini düşünüyorum hızlı okuyan bir insan olmama rağmen durdurmak zorunda kaldım 😀

    1. Merhaba
      Öncellikle bloğu beğenmenize çok sevindim. Hemen karbon çelik sorunuzu cevaplayayım; “param ona yetti” :).
      Şaka bir yana gönlüm paslanmaz çelik ve full tang Garberg Multi-Mount’ta aslında ama çok pahalı ne yazık ki.
      Şöyle de bir durum var; nedeninden emin olmasamda bushcraft bıçaklar genellikle karbon çelikten imal ediliyor. Belki kolay bilenme ve ağız tutma (keskinliğini koruma), magnezyum çubuklardan daha fazla kıvılcım çıkarabilmelerinden dolayı olabilir. Bıçaklar sağlamlık konusunda tabii ki çelikten çeliğe farklılık gösterseler bile daha esnek yapılarından dolayı karbon çelik bıçaklar daha sağlam diyebilirim. En azından kırdığım bir karbon çelik bıçağım yok.

      Bu arada bu bıçağın karbon çelikten imal edilmesinin sebebi de “tactical” olmasından. Askeri kullanım amacı olan bir bıçağın gece kullanımında ayna gibi parlamasını istemeyiz değil mi?. Mangal yaparken kullanan adamdan beklenmeyecek sözler 🙂

      Aslında bakımları da biraz daha zor. Islak kalmaya çok dayanıklı değiller. Kolay kararıyorlar ve bu kararmaya patinasyon deniyor. Aslında bu kararma bıçağı koruyor. Bunun ne işe yaradığına dair cevabı aşağıda alıntı yaptığım kaynaktan okuyabilirsiniz.

      https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?PHPSESSID=9a5e65489396b590f1339591dc2bf055&topic=3491.20
      emrekipmen
      Kurucu Üye
      Paslanan bıçakta istenmeyen özellikle kırmızı pastır yani Fe2O3. Bu durum su ile birlikte demirin hidratlanması ile olur (OH grubu). Bu tür pas derinliğe işleyen ve stabil olmayan gevşek bir tabakadır, yayılmacıdır, çeliğin mekanik özelliklerini düşürür zamanla. Yüksek ısı ile birlikte ise çeliğin üstünde FeO kimyasal yapısında daha stabil, daha az yayılmacı ve koruyucu katman olarak bir oksit tabakası oluşur. Bu pas türü menevişte ve ısıl işlem sonrasında oluşur. Ancak bir koruma tabakası olarak en kalıcı tabaka Fe3O4 tabakası ile olur. Bu normal kırmızı tabakanın daha da oksitlenmesi ile olur, karartma formülleri, asit patinasyon, elektro-aşındırma sonucundaki karartma bu tip oksidasyona örnektir, bu tabaka Fe2O3 ve FeO tabakasından daha kalıcı ve koruyucu bir katman oluşturur. Bunun için en sağlam yöntem soğuk pas patinasyonudur, işlem zahmetli fakat sonucu mevcut olan en sağlam patinasyon yöntemidir, homojen bir kırmızı pas elde etme, ardından bunu sıfır numara celik yün ile ovalayıp işlem tekrarlanır. Bu tabakayı homojen elde etmek için çelik malzeme nitrik asit ve tuzruhu kaplar içeren kapalı bir fanusta bekletilir, u asit ve bazların buharları ile çok homojen bir kırmızı pas ile kaplanır, bu sonra dağıtılır çelik yün ile, ardından işlem defalarca tekrarlanır, 3-5 tekrardan sonra yine çelik yün ile dağıtılan pas artık siyah tabakaya dönüşmüştür. Bunu hafif polisajla parlatarak çok güzel koyu mavi-lacivert bir sonuç elde edilir, ancak bu sonucu elde etmek 5-10 gün alır. Bunun hızlandırılmış sıcak kostik banyoları ile de elde edilebilmekte olduğunu belirtmeliyim, ancak sonuç daha sığ ve daha dayanıksız olur…

      yine aynı kaynaktan çelik tipleri ile ilgili bir bilgi
      https://www.bicaksanati.com/forum/index.php?topic=3612.0

      Son olarak video hızına değineyim.
      Uzun olursa da izlemiyorsunuz 🙂 Merak eden durdurur, okur demiştim ama işi biraz zorlaştırdım galiba. Şaka bir yana önerini dikkate alacağım.
      Yeni yazılarda görüşmek üzere.

Aklına takılan ne varsa yazabilirsin. En kısa zamanda cevap vermeye çalışacağım.